Artillery

Artillery

BARAN & AYŞENUR : Merhabalar Nico. İlk olarak hayat nasıl geçiyor?

NICO @ ARTILLERY : Hayat güzel!

Hayranlar ve basın yeni albüm When Death Comes’a ne tepkiler verdi? Bize göre 2009 yılında yayınlanan en iyi metal albümlerinden birine imza attınız.

Basın ve hayranlar cephesinden gelen tepkiyi özetlemek adına tek kelime kullanabilirim… etkileyici. Kişisel olarak eleştirmen ve gazetecilerin ne dediğini çok önemsemiyorum. Benim için bağlayıcı olan hayranlardan gelen tepki. Yeni şarkıları canlı çaldığımız an oluşan tepki tek kelime ile büyüleyici.

Şimdi soracağım sorunun sana fazlası ile sorulduğunu ve cevaplamaktan yorgun düştüğünün farkındayım. Fakat sormadan geçemeyeceğim. Grubun eski vokalisti Flemming Rönsdorf hakkında neler düşünüyorsun? Ve sence Artillery’nin küçük ama sadık hayran kitlesi seni kabullendi mi?

Evet, bence o kendine has bir ses rengine sahip çok iyi bir solist. Ve bence ilk üç  Artillery albümünde harika işlere imza attı. Onun beğenmediğim tek yönü yüksek oktavlı çığlıkları ama genel olarak iyi bir vokalist. Onunla kişisel olarak hiç tanışmadım bunu da belirtmem gerek….

Bunun yanında bence pek çok hayran Artillery’nin yeni vokalini kabullendi.

Müziğe nasıl başladın? Esin kaynakların kimler?

Müzikal esin kaynaklarım daha çok 70’ler ve 80’lerin grupları.  Sabbath, Maiden, Priest, Kiss, Accept, Manowar, Slayer, Pantera ve Social Distortion, Sex Pistols, Rancid ve gibi birkaç punk grubu.......

Eski bir röportajında dört, beş yaşlarındayken her gece yatağında diz çöküp duvara karşı kafa sallayarak Danimarka pop şarkılarını söylediğini okumuştum. Bu rituel doğru mu? Bize tekrar anlatır mısın?

Tamamen doğru ! Dört ya da beş yaşlarındayken uykuya dalmadan her gece bu ritueli tekrarlardım. Nasıl başladığını hatırlamıyorum ama her zaman şarkı söylemeyi çok sevdim. Uyumak için şarkı söylemek ve KAFA SALLAMAK benim için son derece doğaldı!!!! Bir oğlum oldu ve onunda bu ritueli yapmasını izlemek çok eğlenceli olurdu…

Artillery öncesi  Starrats, Crystal Eyes ve Twin Spirits gruplarında yer aldın. Bize bu grupları kısaca anlatır mısın?

Crystal Eyes Maiden, Priest, Dio geleneğinden gelen tipik bir İsveç melodik heavy metal grubu idi. İyi müzik, öyle ki Artillery dışında yer aldığım en iyi proje. Twin Spirits ise İtalya’dan prog. rock/metal grubu, bünyesinde çok yetenekli müzisyenler var. Ben grupta ike Starrats metal/punk kırması bir müzik yapıyordu, Skid Row’un daha agresif versiyonunu düşün. Myspace sayfamdan eski gruplarımı dinleyebilirsin.

When Death Comes dışında en favori Artillery albümün hangisi ve neden?

Favori bir albümüm yok inan. Ama tüm albümlerde cool parçalar var.

When Death Comes albümünde favori parçan hangisi. Benim (Baran) şahsi favorilerim  “10.000 Devils” ve "Delusions Of Grandeur"

Güzel seçim! Benim favorilerim ise  “Rise above it all” ve “Sandbox”.

Artillery  saflarına nasıl katıldın? Bize grupla ilk provanı anlatır mısın?

Michael’dan yeni vokalist aradıklarına dair bir e-posta aldım. Kendi kendime denemekten bir zarar gelmez dedim! Ne bekleyeceğimi bilmiyorum, grubun sadece ismini biliyordum. İlk prova çok ilginçti zira sanki onlarla uzun yıllardır beraber çalıyor gibiydik... bir anda aramızda güzel bir kimya oluştu.

Grup üyeleri ile iletişimin nasıl? Artillery  grubundan yer almaktan mutlusun umarım...

Mutluyum. Hepimiz grupta olmaktan mutluyuz. Çeşitli anlaşmazlıklar ve ayrılıklar oluyor ama hiç birşey birkaç bira ile çözülemeyecek türden değil ....

Öğretmen olarak çalışıyorsun. Günlük işini öğrendiğim an aklıma ister istemez Jack Black şaheseri kült film Scholl of Rock geldi. Öğrencilerin ile aran nasıl? Onlar grubun Artillery’i tanıyor ve seviyor mu?

İçlerinden bazıları Artillery’i biliyor ve seviyor. Ama büyük kısmı hip hop ve rap ile ilgili, biliyorsun günümüz gençlerinin dünyası hip hop ve rap…

Müziğin yanında zaman öldürmek için neler yaparsın?

Artillery’de tırmalayıp durmak dışında öğretmenlik, ailem, arkadaşlarım ve 11 aylık oğlumla uğraşıyorum. Bunların hepsi de ciddi şekilde zamanımı alıyor…

Avrupa turuna başladınız ve geçtiğimiz günlerde Norveç’te Whiplash ve Agent Steel ile sahne aldınız. Whiplash de geri dönen gruplardan biri. Bu açıdan bakınca Norveç’teki thrash metal fanları için unutulmaz bir konser olduğunu tahmin ediyorum. Orada bulunan biri olarak bu konserden bahsedebilir misin?

Jallometal adında son derece cool bir festival idi ve Finlandiya’da yapıldı.  Whiplash ile tanıştık ve beraber takıldık, gerçekten sıkı herifler. Finlandiyalılar benim tam sevdiğim türden sıkı içiciler. Zor adamlar ama iyi içiyorlar.

Yıllar boyu sizleri videolardan izleyen hayranlarız olarak konserden neler beklememiz gerektiğine dair ipucu verir misin?

Kıç tekmeleyici bir performans!!!!!! Ve bu turnenin sonuna dek sürüyor, konserleri  bazılarımız sarhoş …… bazılarımız çok sarhoş tamamlıyoruz.

Myspace sayfanda Judas Priest’in Riding On The Wind şarkısını, Halford’un sesini kısarak söylediğin videoyu izledim. Sence Halford bu video hakkında ne düşünür?

Hiçbir fikrim yok inan. Umut ederim ki performansımı beğenir. Yeni video kameramı denemek istedim ve izledikten sonra tanrım bunu Myspace e eklemeliyim dedim.

Artık tribute grupları da turnelere çıkıyor ve senin de bir Black Sabbath tribute grubun var. Sadece barlarda mı sahne alıyorsunuz, başka ülkelerde çalma planınız yok mu?

Sadece Danimarka’daki barlar ve sevdiğimiz birkaç kulüpte sahne alıyoruz. Olay tamaen eğlence amaçlı, maddi kaygılar düşündüğümüz bir iş değil.

Artillery ile coverlamak istediğin bir cover var mı? Varsa hangi grup ve şarkı?

Black Sabbath’dan “Sabbath Bloody Sabbath”.

Yer aldığın projelerden farklı olarak videolarda ve fotoğraflarda Hatebreed ve Danzig tişörtleri giydiğini gördüm. Hardcore ve punk sevdiğini varsayıyorum. Bu türde neler dinliyorsun?

Evet.  Hatebreed gibi grupları seviyorum. O grupların sahip olduğu gençlik ateşi hoşuma gidiyor.

Gelecek Artillery için neler gösterecek?

Umarım çok şey! En azından birkaç yeni albüm, Kuzey ve Güney Amerika, Japonya turnesi iyi olurdu… öncelikli amacımız tüm dünyadaki Artillery hayranlarına çalabilmek.

Sırada klasik Rock Vault sorusu. Unutamadığın bir içki anını bizimle paylaşır mısın?

Maladaptive isimli grupta çalarken (çok sıkı bir gruptur, kesinlike bir şans vermen gerekli. Dragonforce bass gitaristi bu grupta gitar çalıyor ve vokal yapıyor) bir akşam Belçika birasıyla feci şekilde sarhoş olduk. O kadar sarhoştum ki tuvalete gidecek halim yoktu, bulma gayretimde. Bende kendimi bıraktım ve tüm kayıtları sakladıkları bilgisayarların ötesine işemeye başladım. Belçika birasını tahmininden de tesirli.

23 Eylül’de İstanbul’da çalacaksınız? Ülkem hakkında neler biliyorsun? Daha önce bir Türk grubu dinledin mi?

Korkarım ki daha önce bir Türk grubu dinlemedim. Uzun yıllar önce bir defa ülkenizde bulundum ve hatırladığım sıcakkanlı insanların olduğu güzel bir ülke olduğu…

Katılımın için teşekkür ederim, son sözleri için sahne senin…

İlginiz için tekrar teşekkürler. 23 Eylül’de İstanbul’da görüşmek üzere.

Baran Şahin

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.