Sign in / Join
An Apple A Day

Paolo 'Apollo' Negri : "Ne çalarsak çalalım sonu muhakkak funky tınılara bağlanıyor..."

İstanbul, Türkiye'den selamlar! Umarım her şey yolundadır?

Sizlere de selamlar. Burada her şey yolunda... Yeni albüm hazırlığı ve kayıt son derece stresliydi, zira çok kısıtlı bir takvim içinde yaptık her şeyi. Ne mutlu ki bitti ve artık kendi projelerimize yoğunlaşabiliriz.

An Apple A Day üyeleri nasıl tanıştı ve grup ismi nereden çıktı?

Hepimiz aynı plak firması çatısı altında ayrı gruplarda çalıyor ve birbirimizi uzun zamandır tanıyorduk. 2008 yılı başlarında beraber grup kurma fikri kafamızda şekillenmeye başladı.

Müzikal esin kaynaklarınız neler? Tarzınızı nasıl tarif edersiniz?

Hepimizin müzikal temelleri farklı, bu nedenle de bu kadar iyi anlaştığımızı düşünüyorum. Hepimizin ortak tutkusu ise ayağınla tempo tutmanı sağlayan funky işler.

Grup içinde sürtüşmeler oluyor mu? Oluyorsa eğer bu müzikal kariyerinizi nasıl etkiliyor?

Bence grup olarak çok iyi geçiniyoruz. Hepimizin ayrı projeleri var ve onca yılın ardından yeni bir şeyler yapmak adına bu grubu topladık. Olası bir sürtüşme son derece stresli olabilir ama kolaylıkla üstesinden geleceğimizi düşünüyorum.

Grubun müziğini tek kelime ile tanımlarsan bu ne olurdu ve neden?

Funky! Ne çalarsak çalalım sonu muhakkak funky tınılara bağlanıyor.

"Yes We Can" albümünün motivasyonu nereden geldi? Albümde hayranlarınıza ne gibi mesajlar veriyorsunuz?

Bu albüm türünün ikinci örneği (ilki Fred Leslie's missing Link'ten "Fat Lip") ve bu albümde tamamen sevdiğimiz işlere yer verdik. Müziğimize uyacak vokalisti bulunca her şey muhteşem ilerledi.

Hayranlarınız ile paylaşmak istediğiniz diğer müzikal projeleriniz neler?

Paolo, The Link Quartet cephesinde son derece aktif, Mario'nun ise Hungy Heart isimli grubu var. Craig ve Kapper ise Leslie Overdrive albümü için uğraşıyorlar.

10 yıl sonra grubu nerede hayal ediyorsun?

Umarım dediklerin olur. On yıl daha devam edersek ceblerimizin içinde çok daha fazla çılgın proje olur emin ol.

Sence internet "bağımsız" müzisyenler için yardımcı bir unsur mu? Ya da birbirine benzer onlarca "kopyala/yapıştır" grup arasında gerçekten yetenekli müzisyenlerin kitlelere sesini duyurmasını zorlaştırıyor mu?

Bence internet kesinlikle iyi bir şey. Sesini duyurmanın ve bir hayran kitlesi kurmanın şu an internetten daha kolay bir yolu yok; tüm dünyayı dolaşan bir star değilsen tabi...

Milyonlarca grup içinde farkınız nedir?

Tek ve gerçek Shaft (Richard Roundtree) ile parça yapan tek grubuz!

İstediğin herhangi bir müzisyen ya da grup ile turlama şansın olsaydı, o grup ya da müzisyen kim olurdu ve neden?

Dördümüzünde çok farklı zevkleri var ama sanırım James Brown ve o müthiş orkestrası fikri etrafında herkes mutluca birleşirdi.

Sektörde geçirdiğiniz bunca yıl ve edindiğiniz deneyimler ışığında insanlara ne tavsiye verirsiniz?

Her şeyi kendimiz yaptık. Bizi yönlendiren kimse olmadı, emin ol yaptığın hatalar ve yalan yanlış kararlar bile uzun vadede sana yardımcı olacak ve ileride kimliğini bulmana araç olacaktır.

Şu anda müziğinizi hangi kanallar üzerinde tanıtıyor ve satıyorsunuz (Amazon, iTunes, CD Baby, kendi web sayfanız vs.)?

Her yerdeyiz. Spotify, iTunes, Amazon… İsmini ver ve seni orada bekliyor olacağız.

Cevaplar için teşekkürler. Son sözler için sahne sizin.

Serin kalın ve albümümüzü alın!

BAĞLANTI NOKTALARI:

www.facebook.com/keepsthedoctoraway
www.tanzanmusic.com

Özgür Özçınar

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.