Interlock

Interlock

Rock Vault: Merhaba, nasıl gidiyor? Hayat sizlere nasıl davranıyor?

HAL@INTERLOCK: Çok iyi teşekkürler, 2 aydır tur atmakla meşgul olduğumuzdan dolayı yorgunluktan öldük, uzun süredir evlerimizden uzak kaldık ama sonradan geri döndüğümüzde kesinlikle minnettar kalacağız. Bizim için yapılacak daha çok iş var, son zamanlarda başımıza birçok şey geldi ama hepimiz kendimizi çok pozitif hissediyoruz.

Belki de rock-vault.com takipçilerinin çoğu sizi henüz bilmiyor, lütfen topluluğunuzun kısa tanımlamasını bizlere verebilir misiniz? Sanırım sizler 1997 yılında başladınız.

JOHN@INTERLOCK: Evet, ‘97 yılında başladık ve daha çok bir isim, fikir, asıl görmek istediğimiz Interlock’tı. Syan (bas gitarist), grubun başlangıcından beri sürekli çalan tek elemandır. Interlock tarzları karıştırıyor, sonra zarfı açıp içine yeni müzik yazma yolları ve performanslarını koymayı deniyor. Erkek ve bayan vokalistimiz var, gitarların akortları G# ve bazı deli programlamalara sahibiz.

Bizler metal müziğin yeni dalgasıyız, müziğin bütün türlerini kendi müziğimizle harmanlıyoruz.  Bizler hoparlörlerden çıkan birbirinin kopyası *oktan şeyleri duymaktan hasta olanların dinlemek isteyeceği bir grubuz. Grup 1997’de John’la başladı ama son birkaç yılda tanınır hale geldik, Anticulture plak firması ile 2005’ten bu yana anlaşmalıyız ve “Crisis//Reinvention” isimli ilk albümümüzü onlardan yayınladık, “Skinless” remix EP’imizi de onlardan çıkardık, aynı zamanda birkaç hafta sonra “Straight” isimli yeni bir e-single çıkaracağız, klipte olacak.

Interlock ismini nasıl seçtiniz?

John seçti. Gerçekten istediğin her şeyi okuyabilirsin, insanların büyük çoğunluğu gerçeğe ulaşmak için bağlantılar kurar ve biz birlikte çok farklı etkileşim ve müzikleri bir araya getirdik, hepsi birlikte birbirine bağlıdır.

Müziği tanımlamanın sadece bir yoluydu. Tarzların ve türlerin birbirine bağlı oluşu.

Parçalarınızı nasıl oluşturuyorsunuz?

Zamanla yazma şeklimiz değişti. Şimdi üyeleri olan bir grubuz, enstrüman çalan herkes tam kapasiteye sahip ve duruma göre birbirimizin yerine çalabiliriz. Son zamanlarda bazı fikirlerimizden vazgeçtik, stüdyoya girmeden önce daha fazla eleman oluşunun daha çok parça ve riff fikri getireceğini düşünüyoruz. önceden John müzikleri yazar, ben ise şarkı sözlerini hallederdim. Bu hala bir şekilde devam ediyor ama grupça daha iyi tartışma ortamımız var. En büyük ve en önemli şey hepimizin dinledikleri ve her birimizin etkilendiklerini kabul etmemizdir.

Çoğunlukla müzik yazmaya yoğunlaşıyorum. Genelde bilgisayar başına oturuyor ve sample tonlara bakıyorum. Sonra stüdyomuzda herkesin inceleyeceği pürüzlü versiyonları kaydediyorum. Sonra değişmek ve gelişmek için tartışıyoruz. üstüne vokalleri çalışıyoruz. Ağırlıklı olarak Hal ve Christina şarkı sözlerini hallediyor. Hal ve ben melodilerin spesifik değişimleri için uğraşıyoruz ki biz bunu “parçayı bir bütün olarak düşünme” adına yapıyoruz. Sonra pürüzlü bir demo üzerinde uğraşıyoruz. Kayıt sırasında her şey hala yeniden çalışabilmek üzere tartışmaya açık oluyor, yani biz her şeyi canlı çalarken öğreniyoruz, bu sayede kaliteli şeyler yapmak daha mümkün.

"Crisis//Reinvention" albümünüzde yer alan parçaların arkasında yatan genel bir mesaj var mı?

Biraz olduğu yönünde evet diyorum. Albümdeki şarkı sözlerini daha çekici yazdım ve hayatımın diğer dönemlerinden farklı olan yerlerini odak noktası yaptım. Birisinle yakınlık kurarken onu yıkmaya çalışırız (başarılı da oluruz), benimkiler şiddetliydi. Başkaları için ideal olmaya çalışma ve onun sana kapalı olması, ondan gelecek şeyler için kendini parçalara ayırma. Tüm bunlar olduktan sonra, ne kadar vakit harcadığını anlıyorsun ve kendini önceki gibi yeniden inşa ediyorsun, birçok defa ben bunu yaptım, albümün liriksel açıdan konuları buradan geliyor. Şu anda bu tip şeyleri bana birisinin yaşatmasına izin verecek kadar salak değilim. Dersler alındı, ben birilerinin hayatına girip onlara zarar verip sonradanda ortadan değersizce kaybolan insanlar üzerine gittiğim için memnunum. Yeni Interlock parçaları tamamen farklı bakış açılarına sahip oluşacak.

Remiks EP çalışmanız "Skinless" ilgi uyandırdı mı?

Uyandırdı, evet, ama beklediğimiz kadar değil. Sevdiğimiz sanatçıların single ve EP’lerini dinleyerek yetişmiştik. Tek bir parçamızın birbirinden farklı remiksli versiyonlarına bu çalışmada yer verdik. Yani tam olarak böyle, bu çalışmayı ikinci albüm sananlarda oldu, aynı parçayı sekiz kere niye remikslediniz diyende oldu. Bu EP’de güzel sanatçılar var ve remikslerin hepsi çok farklı, günün sonunda single olduğuna karar verdik, Fear Factory’nin “Remanufacture” ı gibi remiks albümü değil. Aldığımız güzel bir tepki vardı. İnsanlar Interlock’ın müziğinde dans ritimleri ve techno bakış açısının olup olmayacağını bilmek istiyordu. Dans zeminlerine uygun yada drum ‘n bass tarzı parçalarımızın yeniden kaydı çok iyi olabilir ve dinleyicilerimizin fikirleriyle mantıklı bir ilerleme sağlayabiliriz. Bunları ayrıca yapabiliriz.

Biraz, evet. Fazla umduğumuz gibi değil, ama sonradan düşündük ki birçok insan remiks adının çok kötü şöhreti olduğu için bu tarz çalışmaları sevmiyor ve genel olarak iyi bir sebep. Remikslerimizi gerçekten birçok kez kalıba soktuk, birkaç kez başını döndürdük ve farklı bir şeyler yaptık. Bence bu sadece aynı müziklerin tek bir karışımı değil. Müziklerin hiçbiri orijinal “Skinless” müziğine benzemiyor ve kesinlikle her parçanın özel bir karakteri var.

Interlock alternatif tarzların yeni müziğini gerçekten yarattı mı? çünkü bu cümleleri okuyan birileri "hahahaha! komik! bu bir reklam!" diyebilir. Değil mi?

Evet, yaptık. çünkü biz Iron Maiden rifflerinin üzerine monoton çığlıklar yada grindcore yapmadık yani bunun manası bizim gibi müziği olan bir grup fazla yok piyasada. Beni anlamak için; çevrene bakmalısın. Endüstriyel çalan gruplar bulabilirsin, metal üzerine breakbeatler koyan grupları bulabilirsin, bayan ve erkek vokalli grupları da bulabilirsin ama hiçbiri bahsettiklerimin hepsini aynı anda yapmıyorlar. İnsanlar evrim geçirmekten korkuyor, yeni yada metal olmayan etkileşimleri kullanmak çok korkutucu görülüyor, sizler gidin ve Trivium’u yada diğer *oktan şeyleri kopyalayın. Bizi değil. İnsanlar müziğe yeni başlayan gruplardan yeni şeyler dinleyemediklerini söylüyorlar, ve şuanda siz bulunduğumuz noktayı görün.

Birazcık farklı şeyleri yapma düşüncesinden hoşlanıyoruz. Emin olun şuanda erkek ve bayan vokalli birçok grup var, programlama ve güçlü downtuning yapanlar, ama biz akılda iyi kalan şeyleri yapmayı denedik. Gerçekten insanları oturduğu yerden kaldırıp dikkatini çekecek şeyleri yapmayı deniyoruz. Uzun bir süredir insanlar bizim ne yaptığımızı sınıflandıramıyordu, farklıydı. İngiltere’de biz son 4-5 sene içinde “cyber” metal çalan gruplar arasında ön sıralarda gösterildik. Şimdi biz Dünya’nın herhangi bir bölgesinde sahne alabiliyoruz.

Hellfest Açık Hava’ya gideceksiniz.. Korkunç bir festival.. Heyecanlı mısınız? Sahnede ne yapacaksınız? özel bir şov olacak mı?

Olağanüstü olacak, bu konuda söz veriyorum. çalmak konusunda çok heyecanlıyım ve bu birçok organizasyon içinde geçerli. Interlock’a daha ayrıntılarla donatılmış büyük sahneler lazım. Bazen diğer gruplara festival sahnesi verilir ama birkaç insanın katılımıyla bar kalabalığı gibi görünür. İşte biz bu kalabalığa sahip grupları bar ölçütlerine sahip mekanlarda görmek istiyoruz. Daha fazla verip veriştirmek istemiyorum ama bizim performansımızın başkalarına benzediğini sanmayın.

Sizler İngiliz müzisyenlersiniz. Şu anda Dünya metal sahnesini nasıl görüyorsunuz?

Yorgun. Birkaç iyi grup var ve diğerleri trendleri durdurmaya çalışıyor. Birileri birilerine sahne vermeyi kabul ediyor sonra emo birikintileri batıda yapışıp kalıyorlar. Eğer ben başka bir Fallout Boy parçası daha dinlersem çıkıp insanları öldürmeye başlayacağım. İngiltere daha kötü, asla bunu söylemeyi düşünmemiştim ama; biz şuanda Amerika’dayız ve bakıyorum da biz tamamen *ikilmişiz. çünkü İngiltere daha fazla emo ve screamcore grubuna sahip, bu çok üzüntü verici.

Gelecek planlarınız neler? Türk seyircileriyle bir araya gelmeyi düşünüyor musunuz?

Interlock’ın daha kat etmesi gereken yolları var, dışarıda yapacaklarımızın sırasını belirlemeyi sevmiyoruz. Birisinin gelip bizi istemesinin dışında, çok uzaklarda konser vermeyeceğiz. Güzel teklifler bu dediğimi bana yutturur. Türkiye çalmak için harika bir yer olurdu, bizim için çok farklı ve bence insanlarınız İngiltere’ye göre daha açık fikirli olmalılar.

MySpace en iyi arkadaş listende İstanbul Mehmet Zilleri’ni gördüm. Bu marka gerçekten birçok kaliteli şeye sahip. Müzisyen değilim ama zillerini yerli bir belgesel filminde görmüştüm. özel ürünlere sahipler..

Kesinlikle hayrete düşürücü. Senin duygularını hesaba katarak yapılıyorlar. Türkiye zillerin tartışılmaz doğum yeridir.

Etkilendiğiniz birçok topluluk var ama hangileri sizi ileri düzeyde etkiledi?

Gruptaki her bir üyemiz için ayrı geçerli bir şey. Bu, müziğimizin neden bir karışım olduğunla da ilgili. Genel düşüncelerimiz olan Meshuggah, Strapping Young Lad ve Fear Factory listemizin en yüksek sıralarında, ama her bir elemanımızın farklı bakış açıları var. Nasıl Mart & ben oldukça teknik death metal seviyorsak, Christina black metal seviyor, Syan doom & goth metal ile iç içe, Joe hardcore ve John her şeyi cover yapma meraklısı. Beni son günlerde parça yazarken etkileyen gruplar Internal Suffering, Black Sun Empire ve Hypocrisy’dir.

Anticulture ile nasıl kontrat yaptınız? Plak firmanız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sizleri yeterli derecede destekliyorlar mı?

“Crisis//Reinvention” dan örnek çalışmalar ve “Army Of Me” nin kapağı (Bjork yapmıştı, asla piyasaya sürülmedi) firmanın ilgisini çekmişti. Anticulture’ın başındaki Steev Power korkunç bir endüstriyel müzik hastasıdır, dans müziği de dinler, her tarz metal de dinler, farklı işler hoşuna gider. Onlarla lisans anlaşmamız var. Bunun manası kayıtlarımız kişiseldir. John müziğimizin yapımcısıdır ve aynı zamanda Deepwater Productions’ın içindedir. Gelişmiş bir stüdyoya ihtiyacımız yok, hazır olduğunda albümü de buradan çıkaracağız. Bunun ötesinde, Interlock ve Anticulture birlikte büyümüşlerdir, aynı zamanda birlikte bir çok şey öğrendik. Firma çok yeniydi ve ilk biz imzalamıştık, şimdi farklı tarzlarda birçok isim var. Karma işler oldu, son 3 senedir bizim için doğru bir seçim.

Yeni plak firması arkadaşlarınız olan The Grieving Process ve Malefice’i nasıl buldunuz? Gutworm, Tangaroa, The Senseless, Machinochrist, Arnocorpse, Happy Face, Kingsize Blues, Miksha ve Slit hakkında ne düşünüyorsunuz?

The Grieving Process’i yorum yapacak kadar yeterli derecede bilmiyorum, ama Malefice gerçekten iyi şeyler yapıyor. Menajerleri Chris Wigmore harika işler yapıyor ve bence onlar daha büyük işler yapacaklar. Firmanın profili korkunç bir şekilde artıyor. Gutworm, Anticulture’ın senelerdir en çok önem verdiği gruplardan ve siz daima onları güçlü dönüşler içinde bulabilirsiniz. John, bazı Tangaroa çalışmalarını kaydetmiş ve işlemişti. Onların teknik işlerini beğeniyorum, takdir ediyorum. Kendimden geçmiş bir halde dinledim, çıktıklarından beri albümlerine sahip olamadım. Steev bana 1 haftalığına albümü vermişti. Machinochrist benim eski favorilerim arasındadır, bizlerin canlı müzik mühendisimizi kullanmışlardır yani birbirimizi senelerdir tanıyoruz. İçinde olduğum yönetim şirketi Eulogy Media, kendileriyle uzun bir süre çalıştı. Arnocorps eminim yerlerini bulacak ama kendileri benim tazım değil, şaka yapmıyorum. Happy Face efsanedir, çok uzun zamandır takip ediyorum. Kingsize Blues hala inandığı şeyleri yapıyor, harikalar, onlardan yeni şeyler dinlemek isterdim. Firmayla imza atmadan önce Tori bizim bateristimizdi. Miksha grubu harikadır, kuzeyli deli piçler hala benim evdeki cinimi götürüyorlar ve Slit dikkat edilemeye layık bir gruptur.

İyi gruplarla birlikte yurt çapında gerçekleşen birçok konser verdiniz. Nasıllardı?

Bazıları sıkı bazıları vasattı. Bazı konserler çok sürprizli oldu, bazıları olmadı. Uzun bir süredir İngiltere’de çalıyoruz, sahnemizde daima değişik, ilginç işler görebileceğinizi bilmenizi isterim. Yeni yüzler, gelen yabancı gruplar.. Tuhaf, bir sene biz birisini destekledik, diğer sene bizim açılış grubumuz oldular, asla bunları tahmin edemiyorsunuz.

The Guardian, The Daily Mail, BBC Radio One, Kerrang!, Metal Hammer, Terrorizer, Hard N Heavy, Rock Sound, Total Rock Radio.. Birçok önemli isim sizin hakkınızda konuşmuş. Interlock için gelecek nasıl görünüyor?

Interlock için büyük bir poster gibi duruyor. Her yerde. Şimdi yazdığımız albüm insanları şaşırtacak, cehennem gibi şiddetli, daha hızlı, başarılı bir kayıt olacak. 2008 bizim için aynı zamanda birçok uluslar arası tur manasına da geliyor.

Fikrinizce en iyi beş albüm hangileri?

1. Meshuggah - “Chaosphere”

2. Origin - “Informis Infinitas Inhumanitas”

3. David Sylvian - “Secrets Of The beehive”

4. Fields Of The Nephilim - The Nephilim”

5. My Dying Bride - As The Flower Withers”

Peki, çok teşekkür ederim! Eğlenceliydi değil mi? Varsa şimdi lütfen diğer söylemek istediklerini Rock Vault’la paylaşabilirsin.

Röportaj için teşekkürler! Kısa bir süre içinde yenilenecek web sayfamızı ziyaret edin ve aynı zamanda çıkacak yeni e-single çalışmamıza bakmayı unutmayın.

Özgür Özçınar

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.