Sign in / Join
The Sore

The Sore

Rock Vault : Selam dostum! The Sore nasıl gidiyor?

THE SORE : Merhaba Özgür! The Sore yaşıyor ve heyecanlandırmaya devam ediyoruz. Geçen senenin Yaz aylarında İngiltere turumuz vardı ve o sona erdiğinden bu yana kısa süren bir sessizlik içinde kaldık. Yeni materyalimiz “Radio Deathcampaign” ile ilgilendik, Avrupa’da piyasaya sürülen bu albüm The Sore’un geleceği olduğu için buna vakit ayırmak durumunda kaldık.

Bize kısaca The Sore elemanlarının nasıl bir araya geldiğini anlatabilir misin ve grup nasıl kuruldu?

Peki, The Sore’un çekirdek elemanları daima ben (Peter Sore) ve Hollywood Hofa’dır, öyle kalacaktır. Biz iki iyi dostuz, birlikte 10 seneden bu yana punk ve hardcore gruplarının içinde bulunduk. Eski grubumuz Absinth 2000 senesinde dağıldı ve yeni bir şeyler yapmak istedik. Daima hardcore, punk, crust müziğinden etkilenmiş kişilerdik ve bir gün “niçin bir grup kurmuyoruz?” dedik. Sonra kurduk. Bizimle çalmak isteyen birçok iyi arkadaşımız oldu ancak biz ilk kadroyu bozmadık. Bu şekilde devam ettik. Seneler içinde Avusturya ve çevresinde çaldık.

Çaldığın tarzı bizlere nasıl tanımlarsın? Kendi müziğini dinledikten sonra ne düşünüyorsun yada ümit ediyorsun?

Böyle bir soruya “The Sore gerçek bir punk grubudur” şeklinde cevap verebilirim. Eğer Black Flag yada The Exploited’dan hoşlanıyorsanız bizim patırtımızı sevebilirsiniz. Genellikle punk dinleyicileri bizi tutuyor, aynı zamanda bir çok metal dinleyicisi de bizden hoşlanıyor. Biz agresifiz, *ıçana kadar uzun süreli sıkı çalabiliyoruz. Ama evet, aslında biz hardcore punk topluluğuyuz. Umarım müziğimizi dinleyen herkes ani öfke ve dürüstlüğü arkalarında hissediyordur. Bizler kendimiz için her şeyi yapabiliriz. Biz “kendin yap!” tarzı bir grubuz. Kayıt ve bütün ticari eşyalarımızın masraflarını kendimiz öderiz, herhangi bir firmanın yardımıyla hareket etmiyoruz. Elimizde bizimle alakası olan herkesin kişisel iletişim bilgileri mevcuttur. MySpace sayfamız aracılığı ile bizden cd’imizi almak isteyen herkese çeşitli sürprizlerimiz var.

Müzikal etkileşim içinde bulunduğunuz gruplar hangileridir?

Biz birçok gruptan etkilendik ama en çok etkilendiklerimiz açık olarak görülüyor ki, Black Flag ve Negative Approach, Poison Idea, Circle Jerks. Bununla birlikte Eyehategod, Neurosis ayrıca Motorhead ile Black Sabbath diyebiliriz.

Şarkı sözlerinizi kim yazıyor ve yazarken nelerden etkileniyorsunuz? Sözlerinizin içinde yatan derin manalar var mı?

Bugün için parça sözlerini hatta her kelimeyi The Sore için ben yazmışımdır. The Sore’un yaratıcı kısmını Hofa ve ben oluşturuyoruz. Kelimeler ve müzik arasındaki etkileşimle uğraşmak benim işim. 12 yaşımdan beri parça yazmayı seviyorum. Yazdıklarım kişisel olaylar, hisler, aşırılıklar aynı zamanda politika ve ekonomi. Kişisel = Politik = Kişisel. Toplumları çöküşe sürükleyen olayları eleştiriyorum. Mesela bundan dolayı “Doppelganger” ı yazmışımdır. Herkesin aynı olması, aynı şeylerden bahsetmesi, aynı üniformaları taşıması ve herkesin aynı şekilde olaylara bakması beni çılgına çevirir. Tabii ki şarkı sözlerimizde bir parça mizah var. Mizahi yönümü kaybedersem müzikten zevk alamam. Bu bir punk grubu ve tabii ki biz insanları rahatsız edeceğiz, kışkırtacağız. Bu bahsettiklerim The Sore’un başarılarının bir parçasıdır. İnsanlar bunu düşünmeli. Diğer şarkı sözleri konularımız; atom tehdidi, şiddet, intihar, uyuşturucular, sömürücüler, ırkçılık, yalnızlık ve kıt zekalı bok kafaların içinde olduğu küçük bir kasabada yetişmek ile ilgili. Dünyamızda çok fazla şiddet ve cahillik var, ağzımı kapatıp yerimde oturamam. Acımı hapsetmeye çalışmak aklımı kaybetmem gibi bir şey. Yaşadığımız *oktan bir Dünya ve biz o bitene dek ona karşı sorumluyuz. Ondan ayrılırken gülmeyi isterim.

"Radio Deathcampaign" üzerinde çalışırken ne gibi zorluklarla mücadele ettiniz?

Dürüst olmak gerekirse The Sore gayretli bir gruptur. Kayıtlar için çok iyi hazırlandık ve nasıl bir müzik kaydetmek istediğimizi biliyorduk. Yani hayır, zorluk çekmedik. İşlem sırası beklediğimiz gibi geçti. Hofa’yla stüdyoya girdik ve 3 saatten az bir zamanda davulları kaydettik. Davulların üzerine bütün enstrümanların eklenmesi 2 öğle vaktimizi aldı. Vokallerde 2 öğle vaktimizi aldı. Sıkı ve hızlı çalıştık diyebilirim. Hepsi içimizden gelen şeyler. Rock´N´Roll doğal olmalıdır. Bir grup mümkün olduğu kadar verimli olmalı, uzun vadeli olmalıdır. Yoksa ölür. İşte bunlardan dolayı grup olarak yeni materyallerimiz ve demo çalışmalarımıza dirençle eğiliyoruz.

Gelecek materyaliniz için yeni parçalar yazmaya başlamıştınız değil mi? Ne kadarlık bir süre çerçevesinde hazır olur? Yeni albümü bekleyebilir miyiz?

Evet. Az önce kısa bir süre sessizlik, turlar derken “Radio Deathcampaign” i hazırlayıverdiğimizi söylemiştim. Şu anda ise 7 yeni parçamız var. 2007 Yaz aylarında kayıt edeceğiz. Bunlar planlarımızdır, “kendin yap!” usulü çalıştığımız için verdiğimiz zamanlar değişebilir. Ama evet, kayıtları seviyoruz. Yeni eserimiz EP yada albüm olabilir, 2007 içinde bizlerde bekliyoruz. Bunun dışında Endonezya’da kasetimiz çıkacak. İçinde yer alacak olan parçalar ise “Radio Deathcampaign” de olan parçalar değil, eski parçalardan mevcut olacak.

The Sore ne kadar müddet daha aktif olabilir? Gelecekte sizden neler bekleyebiliriz?

Tüm istediğimiz yazmak, çalmak, kaydetmek, yayınlamak ve uzlaşmaz müziğimizi sahnede sergilemektir. Gelecekte daha fazla tura çıkıp iyi insanlarla tanışmayı isteriz. The Sore 6 seneden beri geziniyor ve birçok yer gördü. İyi arkadaşları oldu. Bizim için en önemli şey müzik yapmaktır.

Tur planlıyor musunuz? Hangi gruplarla tura çıkmayı isterdiniz?

Evet, bu sene tabii ki tura çıkacağız. İngiltere’ye yeniden gitmek isteriz çünkü kalabalık inanılmaz. Bizim müziğimizi izlemeye gelen böyle bir kitleyi daha önce görmemiştim. Bizi tutan birçok insan var, “Radio Deathcampaign” in İngiltere’de birçok kopyasını sattık. İngiltere’ye geri gitmek istiyoruz. Almanya ve İtalya’yı da sevmekteyiz. Bizler çalışıyoruz, üniversitede okuyoruz. Tur yapmaya fazla zamanımız kalmıyor. Diğer uğraşlarımızı yoluna koyunca her yeri turlayacağız. Turlamak istediğimiz gruplar? Motorhead (Lemmy kraldır), Amen (Benim kişisel en sevdiğim gruptur. Casey Chaos benim arkadaşım olur, bizleri de destekler. John King’te arkadaşım. çalışını ve kendisiyle konyak içmeyi çok seviyorum), Assassination (Bu İsveç’li crust grubunu çok seviyorum, çalışları süper. Beyninizi adeta eziyorlar. Gitaristleri Rob Horrendous iyi bir adam ve o da bizi destekleyenlerden). Bunların dışında Oppressed Logic, Rotten Cold, Scheisse Minnelli, TCSM, The Sellout Flaw, Negative Approach, Metallica ve Britney Spears’la turlamak isteriz.

İnternet ve podcasting gibi teknolojilerin – seyirciler ve grup açısından - canlı performansları düşürmesi adına ne düşünüyorsun?

Hayır. Parça yazma ve stüdyoda müzik kaydetme bir şeydir ama şovlar kaçınılmazdır. Bu müzik canlı müziktir. Gruplar seyirciye iyiyi, kötüyü, kapasitelerini gösterirler. Her şov ayrıdır. Seyirciden seyirciye değişen farklı tecrübeler bırakır. Bence devrim nasıl kaydettiğinizde, nasıl o kaydı piyasaya sürdüğünüzde. Ama konserleri reddedemezsiniz. Turlama ve canlı çalma hakkında bahsedeceklerim bunlardır.

Bu röportaj için bize vaktini ayırdığın için teşekkür ederiz. Eğer söylemek istediğin başka şeyler varsa, lütfen Rock Vault okuyucularıyla paylaş.

Şovlarımıza gelip bizleri destekleyen herkese, kayıtlarımızı alanlara, tişörtümüzü giyenlere, buraları baştan aşağı The Sore logosuyla spreyleyenlere teşekkür etmek istiyorum. Kelimelerinizi esirgemeyin. Grubunuzu kurun. Sayısı sırf fazla olanlara boyun eğmeyin. Kendi şeylerinizi yapın ve siz yapın. Kendinize dürüst olun ve açık fikirli kalın. Saygılarımla, Peter Sore.

Özgür Özçınar

Leave a reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.